döven
TR
muşene
Agahî
Vatiş
düven
döven sürmek
›
döven taşı
›
döven ile boyunduruk arasındaki direk
›
teneşir tahtası
›
döven sürerken öküzün dışkısının tahıl içine düşmemesi için arkasına takılan araç
›
döven sürerken ürünü yememesi için öküzün ağzına takılan bir tür gem veya ağızlık
›
döven sürerken öküzün dışkısının tahıl içine düşmemesi için arkasına tutulan kürekçik
›
döven sürerken kenarlara kayan sapları kürek veya yabayla harmanın ortasına doğru kaydırmak
›
döven sürerken altta kalan dövülmemiş ekin saplarını üste çıkarmak için harman yığınını altüst etme
›
döven sürerken altta kalan dövülmemiş ekin saplarını üste çıkarmak için harman yığınını altüst etme işi
›
dövenden boyunduruğa kadar uzanan direği dövene bağlayan bağ
›
dövenle dövülmek üzere harman yerinde bulunan ekin yığını/harman
›
dövenin tahtalarını birbirine bağlayan ve onlara enine çakılmış olan çıta
›