karış
TR
vîzoye
| vîncewe
| boste
Agahî
·
isim
karışım
›
karışık
›
karıştırıcı
›
karışıklık
›
karıştırma
›
karışma-III (dokunma)
›
karışmama (dokunmama)
›
karışma-IV (dahil olma)
›
karışmak-III (dokunmak)
›
karışmamak (dokunmamak)
›
karışmak-IV (dahil olmak)
›
karışık-II (kebap vb. için)
›
karışma (birbirine karışma)
›
karışma-II (birbirine dolanma)
›
karışmak-I (birbirine karışmak)
›
karıştırmak-II (birbirine dolamak)
›
karıştırma (birbirine karıştırma)
›
karıştırmak-III (içine karıştırmak)
›
karışık-III (birbirine dolanmış olan)
›
karıştırılma (birbirine karıştırılma)
›
karışıklık-II (birbirine dolanma durumu)
›
karıştırılmak (birbirine karıştırılmak)
›
karışmak-II (birbirine dolanmak, karışmak)
›
karıştırma-II (birbirine dolama, karıştırma)
›
karıştırma-IV (bir şeyle bir şeyin içini karıştırma)
›
karıştırılma-II (birbirine dolandırılma, karıştırılma)
›
karıştırmak-IV (bir şeyle bir şeyin içini karıştırmak)
›
karıştırmak (birbirine karıştırmak, birbirine katmak)
›
karıştırılmak-II (birbirine dolandırılmak, karıştırılmak)
›
karıştırılma-III (bir şeyle bir şeyin içinin karıştırılması)
›
karıştırılmak-III (bir şeyin içi veya içindeki karıştırılmak)
›