üst
TR
ser
Agahî
üst kat
›
üstat
›
üst çene
›
üst çekim
›
üst dudak
›
üst geçit
›
üst sınıf
›
üstkol
›
üstteki
›
üstyapı
›
üstesinden gelmek
›
sıkıştırmak
›
üst taraftaki
›
üzeri
›
katmak
›
taşmak
›
sıyırmak
›
üzerinde
›
üst baş (giysiler)
›
etkilemek
›
çağrıştırmak
›
baskın vermek
›
baskın yapmak
›
delice sevmek
›
üzerine koymak
›
üzerinde durmak
›
üst patlama sınırı (ÜPS)
›
üzerine konulmak
›
aleyhinde şahitlik yapmak
›
sıyrılmak (deri vb. için)
›
soymak-III (birinin parasını vb. zorla almak)
›
Üst Paleolitik (M. Ö. 40.000-12.000)
›
kapak
›
alışmak
›
anlamak
›
başarmak
›
benzemek
›
hakkında
›
kazanmak
›
yenmek
›
ağzını aramak
›
boynunda kalmak
›
aşırı harcamak (mecazi)
›