karı

TR cinî | cinîye
Agahî
· isim
karı koca kadın karınca karışım karık karın karış kadın eş karışık karıştırıcı karışıklık karıştırma karın ağrısı karışma-III (dokunma) karışmama (dokunmama) karışma-IV (dahil olma) karışmak-III (dokunmak) karışmamak (dokunmamak) bayan karışmak-IV (dahil olmak) (kadınla) cinsel ilişkide bulunmak karışık-II (kebap vb. için) karışma (birbirine karışma) karışma-II (birbirine dolanma) karışmak-I (birbirine karışmak) karıştırmak-II (birbirine dolamak) karıştırma (birbirine karıştırma) karıştırmak-III (içine karıştırmak) karışık-III (birbirine dolanmış olan) karıştırılma (birbirine karıştırılma) karışıklık-II (birbirine dolanma durumu) karıştırılmak (birbirine karıştırılmak) karışmak-II (birbirine dolanmak, karışmak) karıştırma-II (birbirine dolama, karıştırma) cinler çift karıştırma-IV (bir şeyle bir şeyin içini karıştırma) karıştırılma-II (birbirine dolandırılma, karıştırılma) karıştırmak-IV (bir şeyle bir şeyin içini karıştırmak) karıştırmak (birbirine karıştırmak, birbirine katmak) karıştırılmak-II (birbirine dolandırılmak, karıştırılmak) karıştırılma-III (bir şeyle bir şeyin içinin karıştırılması) karıştırılmak-III (bir şeyin içi veya içindeki karıştırılmak) karın sertleşmiş üst tabakası kadın ve aile müdürlüğü karın erimesi sonucu yer yer toprağın görünmesi ve bazı yerlerin henüz karla kaplı olması durumu
Bi Alfabeya Engiştan
k a r ı