aklanmak
TR
rîsipî bîyene
| ameyene rîsipîkerdene
| rîsipî vejîyayene
Agahî
hukuk
aklamak
›
ayıklanmak
›
avlanmak
›
aşılanmak
›
adanmak
›
atanmak
›
ayarlanmak
›
akmak
›
asfaltlanmak
›
arınmak
›
anlaşılmak
›
anlatılmak
›
bağlanmak
›
haşlanmak
›
boyalanmak
›
çalkalanmak
›
ayaklarına kapanmak
›
ayağına kapanmak
›
aydınlatılmak
›
bağışlanmak
›
abartılmak
›
kalburlanmak
›
arşivlenmek
›
anlaşmak
›
boyanmak
›
bulunmak
›
kazılmak
›
korunmak
›
çıkarılmak
›
dağıtılmak
›
kaçırılmak
›
koparılmak
›
ekilmek
›
çarpıtılmak
›
kaldırılmak
›
kaynatılmak
›
kanamak
›
ağır kaçmak
›
bilenmek
›
dikilmek
›
dökülmek
›
izlenmek
›
hadımlaştırılmak
›
asılmak (idam edilmek)
›
akyüzlü (namuslu, doğru kişi)
›
çağdaşlaştırılmak
›
çalıştırılmak
›
anımsamak
›
aklına gelmek
›
ak sakallı
›
bölümlenmek
›
denetlenmek
›
affedilmek
›
hatırlamak
›
ak saçlı
›
kaynamak
›
gerçekleştirilmek
›
hayvanlarca yenmek (ekin, ot vb. için)
›
bir kısmı koparılıp bir kısmı bırakılmak
›
biçilircesine dipten kesilmek veya koparılmak
›