bağlanmak
TR
girê dîyayene
| ameyene girêdayene; bestîyayene
| ameyene bestene
Agahî
mecaz
bağlamak
›
bağışlanmak
›
boyalanmak
›
aklanmak
›
avlanmak
›
aşılanmak
›
haşlanmak
›
adanmak
›
atanmak
›
ayarlanmak
›
ayıklanmak
›
boyanmak
›
bulunmak
›
asfaltlanmak
›
kalburlanmak
›
bağdaşmak
›
abartılmak
›
anlaşılmak
›
anlatılmak
›
dağıtılmak
›
çalkalanmak
›
arınmak
›
bilenmek
›
kazılmak
›
akmak
›
ayağına kapanmak
›
aydınlatılmak
›
çağdaşlaştırılmak
›
çıkarılmak
›
kaçırılmak
›
koparılmak
›
arşivlenmek
›
bölümlenmek
›
çarpıtılmak
›
kaldırılmak
›
kaynatılmak
›
ayaklarına kapanmak
›
buzlanmak
›
hadımlaştırılmak
›
buz bağlamak
›
biçilmek
›
izlenmek
›
korunmak
›
barışmak
›
çalıştırılmak
›
düğümlemek
›
affedilmek
›
anlaşmak
›
nasırlanmak
›
kuşak bağlamak
›
denetlenmek
›
gelmek
›
boğum (ağaç için)
›
ekilmek
›
bitiştirilmek
›
devam edilmek
›
çizilmek
›
dikilmek
›
dökülmek
›
görülmek
›