ağız-I
TR
fek
Agahî
ağızlık
›
ağız-II (ilk süt)
›
ağıtçı
›
ağızlıkçı
›
ağırlık
›
ağızdan (sözlü olarak)
›
ağırbaşlı
›
ağırcanlı
›
ağınma
›
ağınmak
›
ağız birliği etmek
›
ağırbaşlılık
›
ağırcanlılık
›
ağırlaştırma
›
ağıl
›
Ağın
›
ağır
›
ağıt
›
ağzına konmak
›
ağzına koymak
›
ağırlama
›
ağırlaştırmak
›
ağzından almak
›
ağız dalaşı
›
ağır söz
›
ağırlamak
›
ağırlaşma
›
ağırına gitmek
›
ağzı kulaklarına varmak
›
ağız kavgası
›
ağırlaşmak
›
ağzından laf almak
›
ağır ağır
›
ağır ceza
›
ağırlık ölçüleri
›
ağır kayıp
›
ağzından çıkarmak (söz vb. için)
›
ağırdan almak
›
ağır sıklet
›
ağır vasıta
›
ağır iş
›
ağır para cezası
›
ağız şapırdaması
›
ağız birliği
›
ağız eğmemek
›
ağır yük
›
ağırlama giderleri
›
ağız kavgası yapma
›
ağır uyku
›
ağız kavgası yapmak
›
vazgeçme
›
çıkarını tepmek
›
ateş püskürmek
›
vazgeçmek
›
ağır gelme
›
ağır hasta
›
ağır olmak
›
ağız münakaşası yapma
›
atıştırmak
›
ağır duymak
›